Ailevi Akdeniz Ateşi (AAA) olarak isimlendirilen ve adından da anlaşılacağı gibi genetik yatkınlığı olan, özellikle Akdeniz bölgesinde sık rastlanan ateşli bir hastalıktır. Familial Mediterranean Fever (FMF) olarak da adlandırılmaktadır. Yapılan araştırmalar sonucunda Türklerde, Araplarda, Yahudilerde ve Ermenilerde çok sık rastlandığı saptanmıştır.

İlk olgusunun 1900’lü yıllarda Yahudi bir genç kızda şiddetli karın ağrısı ve yüksek ateşle belirti göstermiştir. Hastalığın belirtilerinin dönem dönem şiddetlendiği ve ilerleyen yaşlarda azaldığı görülmüştür. Ailevi Akdeniz Ateşi’ne neden olan genin MEFV geni olduğu saptandıktan sonra çeşitli tedaviler araştırılmış ve uygulanmıştır.  MEFV geninin işleyişinde meydana gelen bozukluk sonucunda görülen hastalığın kesin bir tedavi bulunamamıştır. AAA, ebeveynlerde varsa çocuklarda oluşma riski de artıyor. Genellikle 10 yaşından önce belirtilerini gösteren hastalığın, erkeklerde kadınlara oranla daha fazla rastlandığı söylenmektedir.

Ailevi Akdeniz Ateşi’nin Belirtileri

 

  • Yüksek ateş
  • Şiddetli karın ağrısı
  • Göğüs ağrısı
  • Diz altında kırmızı deri döküntüleri
  • Eklem ağrıları
  • Nefes darlığı
  • İlerleyen vakalarda kalp zarında iltihaplanma ve böbrek yetmezliği

Hastalığın ataklarının ne zaman ortaya çıkacağı genelde bilinmemektedir. Kişi birkaç ay atak geçirmezken aniden belirtiler başlayabilmektedir. Ataklar genellikle 1 ile 4 gün arasında sürmekte ve gün geçtikçe şikayetler azalarak kaybolmaktadır. Ancak mensturasyon dönemleri, stres ve enfeksiyonlu hastalıkların atakları tetiklediği düşünülmektedir.

Hastalık dikkate alınmadığında ve tanı geç konulduğunda ortaya çıkabilecek olan en büyük komplikasyonun Amiloidoz olduğu bilinmektedir. Amiloid adlı proteinin dokularda birikmesiyle meydana gelen Amiloidoz, genellikle böbrekleri etkileyerek böbrek yetmezliğine yol açmaktadır. Bunun dışında sindirim sistemi hastalıkları, karaciğer, kalp, akciğer ve troid bezini etkilediği, ilerlediğinde ise bazı hastalarda ölümle sonuçlandığı da belirtilmiştir.

Ailevi Akdeniz Ateşi Nasıl Kontrol Altına Alınır ?

Tedavisi ömür boyu süren bir hastalık olduğu için hastanın doktor kontrolünde olması çok önemlidir. Tedavi edici ilaçların doğru ve düzenli kullanılması şikayetleri azaltmakta esastır. Bunun dışında hastanın yaşantısında bazı değişiklik yapması gerekmektedir.

  1. Tüketilen besinlerin vücutta ki etkileri takip edilmelidir. Bazı besinler AAA ataklarını tetikleyebilmektedir. Kafeinli içecekler, alerjik reaksiyon gösterme riski yüksek olan süt, fıstık ve fındık gibi besinlerin daha az tüketilmesi önerilmektedir.

  2. Enfeksiyona yatkın bir hastalık olmasından dolayı vücutta iltihaplanmayı önleyecek antioksidan özellikli besinlerin tüketimi enfeksiyonu azaltabilmektedir. Düzenli balık ve günlük meyve-sebze tüketiminin yararı olduğu görülmüştür.

  3. İşlenmiş gıdalardan uzak durulması gerekmektedir. Şekerli ve fazla tuzlu besinler iltihabi süreci hızlandırmaktadır. Bu nedenle içeriğinin doğal olduğu bilinen besinlerin tüketilmesi daha doğrudur.

  4. Ailevi Akdeniz Ateşi’ni tetikleyen diğer bir unsur ise strestir. Stres, vücutta özellikle sindirim sistemini ciddi şekilde olumsuz olarak etkilemektedir. Atakların oluşmasını engellemek için stresten uzak, sakin bir yaşam şekli çok önemlidir. Hastalığın özellikle 20 yaşından önce çok sık görülmesiyle birlikte sınav kaygısı da ön plana çıkmaktadır. Kişiler sınav kaygısı ve diğer stres yaratan faktörleri ortadan kaldırmak için kendilerine çeşitli hobiler edinebilirler. Bunun en iyi yöntemlerinden biri şüphesiz ki spordur. Sakinleşmek adına düzenli olarak yapılan yoga ve günlük yürüyüşler stresi azaltmada oldukça etkili bir yöntemdir.