Kış aylarında havaların soğumasıyla birlikte cildimiz kurumaya başlar. Bunun nedeni vücut ısısının dengede tutulması için derinin kan dolaşımını yavaşlatmasıdır. Yavaşlayan kan dolaşımı derinin kurumasına, pulpul dökülmesine ve kızarmasına neden olur. Kuru havalar cildin esnekliğinin kaybolmasına neden olmaktadır. Nemini kaybeden cilt soğuk ve kuru havaya karşı güçsüz kalır. Cilt nemsiz kaldığında sivilcelenme, egzama ve kırışıklık problemleri hızla artmaktadır. Bu havalarda özellikle kuru ciltlerin çok daha dikkatli olması gerekir. Soğuk kış günlerinde cildimizi korumak için yapılması gerekenler çokta zor değil aslında.

     1. Her koşulda cildin ihtiyacı olan temel gıda: Su

Vücudun su ihtiyacı karşılanmadığında cilt problemleri artmaktadır. Gün içinde 2-2,5 litre su içilmesi vücudun sıvı ihtiyacını karşılıyor. Kremlerle cildi nemlendirmek elbette kuruluğun önüne geçiyor ama su olmadan asla !

     2. Doğru nemlendirici:

Cilt tipine göre doğru nemlendiriciyi seçmek çok önemli. Kış aylarında nemlendirilmeye en çok ihtiyaç duyanlar kuru cilt tipine sahip olanlardır. Cildin nem kaybetmemesi için bariyer görevi görecek nemlendiricilere ihtiyaç duyulur. Yağlı ve karma ciltlerin ihtiyacı yokmuş gibi gözükse de işin aslı öyle değildir. Yağlı ciltler soğuk hava nem dengesini sağlamakta zorlanırlar. Bu nedenle nemlendirme özelliği daha yoğun olan kremler kullanılması nemi dengeleyebilir.

     3. Doğru beslenme:

Her mevsimde dikkat edilmesi gereken bir unsur elbette. Ama özellikle kış aylarında bağışıklık sistemini güçlü tutmak için beslenmeye daha fazla önem vermek gerekiyor. C vitamini ve omega-3 desteğini aksatmak cildin çabuk yaşlanmasına neden olmaktadır. Haftada 2 gün balık yemek ve günde 2 porsiyon c vitamini içeren meyveler tüketmek cildin canlılığını kaybetmesini engellemektedir. Besinlerin yeterli gelmediği durumlarda ilaçla destek alınabilir. Ve birde antioksidanları unutmamamız gerekiyor. Brokoli, ıspanak, nar ve yeşil çay güçlü antioksidan içeren besinleridir.

     4. Kısa yürüyüşler:

Soğuk havada yürüyüş yapmak tabii ki daha zor oluyor. Ama dolaşımı hızlandırmamız gerektiğini unutmayalım ! Günde 40 dakikalık yürüyüşler kan dolaşımını artırarak cildi canlandıracaktır. Ancak yürüyüşe çıkmadan önce bol nemlendirici sürülmeli, muhakkak şapka, bere, eldiven kullanılmalı ve mümkünse soğuğu azaltmak için iki kat kıyafet giyilmeli.

     5. Cilt temizliği:

Kullanılan makyaj ürünleri zaten yeterince kimyasal içeriyor. Birde soğuğa maruz kalan cilt daha çabuk kuruyabiliyor. Bu nedenle cilt sabah ve akşam olmak üzere ılık su ile yıkandıktan sonra bol nemlendirici sürülmeli. Gece yatmadan önce sürülen nemlendiriciler kurulukla çok iyi başa çıkabilecekler.

      6. El ve dudakları unutmuyoruz:

Kış aylarından en çok etkilenenlerden oluyor kendileri. Çok kuruyan ve çatlayan ellerinize bol nemlendirici sürdükten sonra poşet giyin ve sabaha kadar elleriniz neme doysun. Aynı işlemi ayaklarınız içinde uygulayabilirsiniz. Dışarı çıkarken eldiven giymeyi ihmal etmiyoruz tabii. Dudaklar ise bol nemlendiriciyi hak ediyorlar. Dilerseniz hindistan cevizi, shea ve badem yağını karıştırıp bir gece dolapta dondurup kendi dudak nemlendiricinizi yapabilirsiniz.

      7. Nem maskeleri :

Cildi nemlendirmenin en sevilen yollarından birisidir. Haftada 1-2 kez nem maskeleri yapılırsa cildin neme doyması kolaylaşacaktır. Maskeler, cildi ölü derilerden arındırıp nefes alması sağlamaktalar. Eğer yetersiz geldiğini düşünüyorsanız profesyonel bir cilt bakımı alabilirsiniz.