Fındık, besin değeri yüksek olan yemişler arasındadır. A, B, C ve E vitamini yönünden zengin olan fındık potasyum, fosfor ve kalsiyum gibi mineralleri de içinde barındırmaktadır. Ülkemizde en çok Karadeniz bölgesinde yetiştirilmektedir. En çok yetiştiriciliğinin yapıldığı illerimizin başında Ordu ve Giresun gelmektedir. Ekimi sonbahar/ilkbahar aylarında yapılan fındık ağaçlarının sayısı yaklaşık olarak 200 milyon kadardır. Türkiye, yıllık fındık üretim miktarının 90 bin tonun üzerinde olmasıyla dünya üzerinde en çok fındık yetiştiren ülkedir. Ülkemizde fındık çeşitliliği oldukça fazladır. En çok yetiştirilen türleri; tombul, palaz, sivri, badem, kara ve kuş fındıktır.

Günde 1 Avuç Fındık 

Fındık, folik asit, A, B, C, E ve K vitaminleri bakımdan oldukça zengindir. Ayrıca demir, magnezyum ,demir, kalsiyum, çinko ve Omega-3 gibi güçlü minerallere sahiptir. Doymamış yağ asit oranı yüksek olan fındığın kalori değeri de oldukça yüksektir. Günde 1 avuçtan fazla fındık tüketimi mide ve bağırsak sindirimi zor olduğu için sindirim sistemi şikayetlerini arttırabilmektedir.

1. Yaşlanmayı Geciktirir: E vitamini hafıza ve cilt sağlığını korumada büyük bir role sahip. Günlük E vitamini ihtiyacının %80’ini karşılayabilmektedir. Antioksidan özelliğiyle birlikte vücutta oluşan serbest radikallerin atılmasını, enfeksiyon oluşumunun engellenmesini ve hücre yenilenmesini hızlandırmaktadır. Hücre yenilenmesini uyarması sayesinde kırışıklıkların azalması/oluşumunun engellenmesi, lekelerin oluşma riskinin azaltılmasında oldukça etkilidir.

2. Kalp-Damar Sağlığını Korur: Doymamış ve Omega-3 yağ asitleri sayesinde damar sağlığını korumaktadır. Damar elastikiyetinin bozulmasını engelleyerek kalp sağlığına katkıda bulunur. Omega-3 yağ asitleri damarlarda ki kan akışının düzenlenmesini sağlar. Doymamış yağ asitleri, kötü kolesterolün yükselmesini önlemektedir. Dolayısıyla kalp krizi riskini de azaltmaktadır. Ancak hipertansiyon hastası kişilerde tansiyon yükselmesine neden olabileceğinden dolayı doktora başvurmadan kullanılması sakıncalı olabilmektedir.

3. Kemik Sağlığını Korur: İçeriğinde bulunan kalsiyum ve magnezyum sayesinde kemik sağlığının gelişmesini sağlar. İlerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek olan kemik kırıkları riskini de en aza indirir. Magnezyum, kas kramplarının önlenmesinde rol almaktadır.

4. Sinir Sistemini Korur: İçeriğinde bulunan B6 vitamini, sinir sisteminin elektrik sinyallerini doğru ve aksamadan iletilmesinde sağlamaktadır. Sinir sisteminin düzenli çalışması; hafızanın güçlenmesi, düşünme yetisinin gelişmesi ve konsantrasyon gücünün artmasında ciddi bir öneme sahiptir.

5. Sindirim Sistemini Düzenler: Lif içeriğinin yüksek olması sayesinde bağırsak aktivitesinin arttırılmasını uyarır. Böylelikle kabızlık problemlerinin önüne geçmiş olur. Vücutta biriken toksinlerin dışarı atılmasını da kolaylaştırmaktadır.

6. Cildi Temizler: E vitamini cildin temizlenmesinde büyük bir rol oynamaktadır. Sivilce oluşumunun önlenmesi, kırışıklıkların giderilmesi ve cildin sağlıkla parlamasını sağlar. Hücre yenilenmesini uyararak yeni hücre oluşumlarını arttırır.

7. Gebelikte Sağlığı Korur: İçeriğinde bulunan folik asit, hamilelik döneminde bebek sağlığı için oldukça önemlidir. Ayrıca gebelik süresince oluşabilecek kabızlık ve hazımsızlık şikayetlerini azalttığı söylenmektedir. Ancak sindirimi zor olan bir yemiş olması nedeniyle hamilelerin, tüketmeden önce doktora başvurmaları doğru olacaktır.

Çiğ mi Kavrulmuş mu ? 

Fındık kavrulma esnasında içeriğinde bulunan yağların %20’isini kaybetmektedir. Bu nedenle kavrulmuş fındık Omega-3 ve diğer doymamış yağ asitleri yönünden zayıflamaktadır. Kavrulmuş fındık, vücutta serbest radikallerin artmasına neden olarak vücut için zararlı hale gelebiliyor. Çiğ fındığın anti-oksidan özellikleri kavrulmuş fındığa göre 2 kat daha fazladır. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda fındığın çiğ olarak tüketilmesinin sağlığa katkısı büyüktür.