Enginar, insan sağlığı açısından önem taşıyan sebzeler arasında yer almaktadır. Ülkemizde bazı bölgelerde rahatlıkla yetiştirilebilen enginar 15. yy’dan beri tüketilmektedir. Özellikle Akdeniz bölgesinde yetiştiriciliği yapılmaktadır ve bunun yanında Bursa, İzmir gibi illerimizde de yetiştirilmektedir. Bileşik çiçekler familyasına ait olan enginar ılıman iklimleri çok sevmektedir. Aşırı sıcak ve soğuktan hoşlanmamakla birlikte sıcaklık O derecenin altına düştüğünde yaprakları zarar görmeye başlar, 25 derece sıcaklıklarda ise büyümesi duraklar.

Besin değeri fazlasıyla değerli olan enginarda; sodyum, potasyum, protein, A, B12, C ve D vitaminleri, kalsiyum, magnezyum ve demir bulunmaktadır. Ayrıca lif yönünden de oldukça zengindir.

Sodyum: Sodyum vücudun yaşaması için gerekli olan en önemli minerallerin başında gelmektedir. Vücudun su dengesini kontrol eden sodyum minerali sinir sisteminin aksamadan çalışabilmesi için de gereklidir. Potasyum mineraliyle yakın ilişkidedir ve eksikliğinde baş ağrısı, baş dönmesi, böbrek rahatsızlıkları ve kas krampları oluşabilmektedir.

Potasyum : Kas hareketlerinin kontrol edilmesinde ve sinir sinyallerinin iletilmesinde görev almaktadır. Kalp için önemli olan potasyum minerali kalbin elektrik sinyallerini iletmesinde yardımcı olmaktadır. Ayrıca vücudun asit-baz dengesini düzenleyen potasyum yeterli miktarda alınmadığında; kas krampları, kusma, terleme, uyku bozukluları ve düzensiz kalp atışları görülebilmektedir.

Protein : Hücrelerin ve organizmanın yapı elemanları olan proteinler sağlık için oldukça önem taşımaktadır. Gerekli olan enerjinin sağlanması ve yeni hücre oluşumlarının uyarılmasını sağlayan proteinleri muhakkak her gün tüketmemiz gerekmektedir. Aynı zamanda ergenlik döneminde vücudun sağlıklı gelişmesini sağlamak amacıyla doğal proteinden faydalanılmalıdır.

A vitamini : Hücre yenilenmesine katkıda bulunan A vitamini; bağışıklık sisteminin güçlenmesi, saçların kuvvetlenmesi/dökülmelerin önlenmesi, kemik ve diş gelişiminde büyük rol almaktadır. İlerleyen yaşlarda kolaylaşan kemik kırılmalarının ve osteoporozun önüne geçmek adına A vitaminin düzenli olarak tüketilmesi gerekmektedir.

B12 vitamini : Unutkanlığı önleyen vitamin olarak bilinen B12 vitamini hafızanın güçlenmesini sağlamaktadır. B12 eksikliği olan bireylerde unutkanlık sıklıkla görülebilmektedir. Kalp-damar rahatsızlıklarına karşı da koruyucu bir önlemdir.

C vitamini : Özellikle kış mevsiminden kendini aratan bir vitamindir. Bağışıklık sistemini güçlendiren yapısı sayesinde enfeksiyon ve hastalıklara karşı bir bariyer oluşturmaktadır. Oluşan yaraların kısa sürede iyileşmesini sağlamaktadır. Ayrıca yapılan araştırmalar kanserden koruyucu etkileri de saptanmıştır.

D vitamini : Duyduğumuz an aklıma kemik gelişimi geliyor. Kemiklerin gelişme ve büyümesine büyük katkı sağlayan D vitamini bağışıklık sistemi için de bire bir. Kemik ve kas sağlığını olumlu yönde etkileyen bir vitamindir ve eksikliğinde kemik kırıkları sıklıkla görülmektedir. Aynı zamanda sinir sisteminin düzenli çalışmasını sağlamaktadır.

Kalsiyum : İnsan vücudunun en çok ihtiyaç duyduğu minerallerden biridir. Kemik salığı için büyük önem taşıyan kalsiyum minerali kasların sağlıklı çalışması için de gereklidir. Kalsiyum eksikliğinde kemiklerin güçsüzleşmesiyle birlikte kırılganlıklar meydana gelebilmektedir. İleri yaşlarda ortaya çıkan osteoporozun önününe geçmekte önemli bir etkendir.

Magnezyum : Vücut için enerji üretimini sağlayan bir mineral olan magnezyumun besinler yoluyla vücuda alınması gerekmektedir. Kalp ve sinir sistemi sağlığı açısından önem taşır ve böbrek, karaciğer gibi organların işleyişinin düzenli olmasına yardımcı olur.

Demir : Aklıma ilk gelen kansızlıktır. Demir eksikliği ülkemizde sık rastlanan bir rahatsızlıktır. Vücut direncini arttıran ve büyüme/gelişmeye yardımcı olan demirin eksikliğinde yorgunluk, halsizlik, üşüme ve iştah kaybı gibi şikayetler oluşmaktadır.

ENGİNARIN FAYDALARI

Vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri barındıran enginar son zamanlarda en çok tüketilen sebzeler arasında yer alıyor. Özellikle kış aylarında C vitamini ihtiyacını gidermek ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için tüketilmesi gereken bir sebze türü. Lifli yapısı sayesinde de sindirim sistemi şikayetlerini ortadan kaldıran enginarın daha birçok faydası var;

  • Enginar yapraklarının tüketilmesi kötü kolesterolün dengede tutulmasını sağlayan bir özelliği olduğu çalışmalarda belirtilmiştir.
  • Mide rahatsızlıklarının önüne geçiyor.
  • Demir minerali sayesinde kan hücrelerini kuvvetlendirerek kansızlığın ve yorgunluğun oluşmasını engelliyor.
  • Kalsiyum ihtiyacını karşılayarak kemik ve diş sağlığını sürdürülmesine katkıda bulunuyor.
  • C vitamini bilinen en güçlü bağışık sistemi güçlendirici vitamindir. Enginarda bulunan % 22 oranında C vitamini sayesinde bağışıklık sitemi güçleniyor ve hastalık oluşumuna karşı vücudu koruyor.
  • Antioksidan özelliği sayesinde vücutta biriken toksinlerin dışarı atılmasını sağlıyor ve böylece enfeksiyon oluşumunu, cildin güzelleşmesine katkıda bulunuyor.
  • Yine antioksidanlar sayesinde karaciğeri temizliyor.
  • K vitamini bağırsakların temizlenmesinde büyük rol oynamaktadır. Dolayısıyla enginar sindirim sistemi şikayetlerinin de önüne geçmektedir.

EVDE ENGİNAR YETİŞTİRME

Dışarıdan satın alabileceğiniz gibi enginarı evinizde de yetiştirmeniz mümkün. Gözünüzün önüne yapraklarının geliştiğini ve çiçeklerinin oluştuğunu görmek büyük mutluluk veriyor. Üstelik evde enginar yetiştirmek çokta kolay !

Enginarın ılıman havaları sevdiğinde yazımızın başında bahsetmiştik. Özellikle bahar aylarında sıcaklıklar enginar yetiştirmek için gayet güzel bir mevsim. Ancak soğuk bir bölgede yaşıyorsanız enginar yetiştirmek pek mümkün olamayabilir.

Satın aldığınız enginar tohumlarını bol humuslu toprak ve 50 cm derinliğinde bir saksıya ekmeniz gerekiyor. İlk ekimden sonra 2 ve 10 derece arasında serin balkonda 6 hafta boyunca tutmanız gerekiyor.

6 haftanın sonunda enginarın yeşillendiğini görebilmeniz mümkün. Ayda bir defa gübre takviyesi yapabilirsiniz.

Düzenli olarak suladığınız saksıda enginar goncası sertleştiğinde yenilebilir demektir. Koyu yeşil rengi olgunlaştıkça renk değiştirmektedir. Keskin bir bıçakla kesip tüketebilirsiniz.