REKLAM

Canlıların yaşamlarını sürdürebilmeleri için en önemli kaynak oksijendir. Öyle ki beyin 5 dakika oksijensiz kaldığında çalışma yetisini kaybediyor. Ancak atmosferde insan sağlığına zararlı olacak gaz oluşumları günden güne artmaya devam ediyor. Birçok faktöre bağlı olarak gelişen hava kirliliği canlıların hayatını olumsuz etkiliyor ve ekolojik dengeyi bozuyor. Hava kirliliği, iç veya dış mekanlardan bağımsız olarak havanın kirlenmesini ifade etmektedir. Herhangi bir zararlı gaz, toz, duman atmosfere girip havayı kirletmeye başladığında bitkilerin, hayvanların ve insanların hayatta kalmasını zorlaştırdığında ortaya çıkar. Kurum, duman, küf, polen, metan ve karbondioksit, yaygın kirleticilerin sadece birkaç örneğidir.

2017 Hava Kirliliği Raporu’nda Türkiye’de 81 ilden sadece 6’sının havasının temiz olduğunu ifade edildi. Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Baran Bozoğlu, Partikül madde ve kükürtdioksit açısından sadece Artvin, Bitlis, Eskişehir, Yozgat, Kırşehir ve Kırıkkale’nin havasının standartlara uygun olduğunu, en kirli illerin başında ise İstanbul, Ankara, Adana, Amasya ve Manisa geldiğini açıkladı. Hava kirliliğin üst seviyede olduğu illerde yaşayanlar, yüksek kesimlerden şehre baktıklarında kirliliği gözleriyle görebilir hatta nefes alırken kirliliği hissetmeleri mümkündür. Hava kirliliğinin oluşmasının doğal ve yapay kaynaklar olarak iki nedeni vardır.

  1. Hava Kirliliğine Neden Olan Doğal Kaynaklar

    Doğanın kendi yapısıyla birlikte atmosfere zarar veren bazı maddeler bulunmaktadır.

  • Volkanik patlamalar; Volkanik faaliyet sırasında açığa çıkan kükürt dioksit gibi gaz partikülleri doğanın dengesini bozmaktadır. tozlar, orman yangınları ve buharlaşma olarak tanımlayabiliriz.
  • Orman yangınları; Hava sıcaklığının artması ya da insan kaynaklı oluşabilecek orman yangınları bitki ve ağaçların yok olmasına dolayısıyla su kaynaklarının kirlenmesine takibinde hava kirliliğine yol açmaktadır.
  • Buharlaşma; Kükürtdioksit , partikül maddeler, azotoksit, karbonmonoksit ve ozonun okyanuslardan buharlaşma ile havaya yayılması sebepler arasındadır.

      2. Hava Kirliliğine Neden Olan Yapay Kaynaklar

Ne yazık ki biz insanların isteyerek ve istemeyerek neden olduğu hava kirliliği nedenidir. Hava kirliliğine neden olan yapay kaynaklar; trafik, ısınma ve sanayi kaynaklı olmak üzeri 3 grupta incelenmektedir.

  • Isınma kaynaklı hava kirliliği

Özellikle kış aylarında artan hava kirliliğinin nedeni kullanılan ısınma yakıtlarının içeriğidir. Soba ve kaloriferlerden çıkan zehirleyici gazlar havaya karışmaktadır. Havaya karışan Karbonmonoksit, kükürtdioksit ve partikül maddelerin canlılar tarafından solunması akciğerlerin harabiyetine neden olmaktadır. Evsel hava kirliliğinin ana kaynağı, fosil yakıtların ve odun gibi yakıtların yemek pişirmek veya ısınmak için yakılmasıdır.

Her yıl yaklaşık 3.8 milyon ölüm, ev içindeki hava kirliliğinden kaynaklanıyor ve bunların büyük bir kısmı gelişmekte olan ülkelerde görülüyor.193 ülke arasında 97 ülke, daha temiz yanan yakıt kullanımını arttırdı. Bununla birlikte 3 milyar insan pişirme, ısıtma ve aydınlatma için katı yakıt ve açık ateş kullanmaya devam ediyor. Daha temiz, daha modern sobaların ve yakıtların benimsenmesi hastalık riskini azaltabilir ve hayat kurtarabilir.

  • Sanayi kaynaklı hava kirliliği

Son yıllarda ciddi şekilde artış gösteren fabrikalaşma hava kirliliğini de beraberinde getirmiştir. Fabrikaların bacalarında çıkan gazlar havayı kirletmektedir.  Kalkınmayı ve iş olanaklarını sağlayan fabrikalaşma, yanlış kullanım nedeniyle çevreye ve canlılara zarar vermektedir. Birçok ülkede, elektrik üretimi hava kirliliğinin önde gelen kaynağıdır. Kömür kullanan enerji santralleri önemli bir katkıda bulunurken, dizel jeneratörler büyük bir endişe kaynağıdır. Kimya ve madencilik endüstrilerindeki endüstriyel prosesler ve solvent (içerdikleri kimyasal maddelerin özelliklerine göre kullanım sonucu tehlikeli atık açığa çıkarırlar) kullanımı da havayı kirletir. Enerji verimliliğini ve yenilenebilir kaynaklardan üretimi artırmayı amaçlayan politika ve programların bir ülkenin hava kalitesi üzerinde doğrudan etkisi vardır. Şu anda 193’ten 82 ülkesinde yenilenebilir enerji üretimi, temiz üretim, enerji verimliliği ve kirlilik kontrolü yatırımlarını teşvik eden teşvikler var.

Bunun yanı sıra tarımsal faaliyetlerde kullanılan amonyak çok yaygın kullanılan ve atmosferdeki en tehlikeli gazlardan biridir. Tarımsal faaliyetlerde böcek ilacı ve gübre kullanımı oldukça artmıştır. Havaya zararlı kimyasallar yayarlar ve ayrıca su kirliliğine de neden olabilirler.

Madencilik, dünya altındaki minerallerin büyük ekipman kullanılarak çıkarıldığı bir işlemdir. İşlem sırasında toz ve kimyasal maddeler açığa çıkarak büyük hava kirliliğine neden olur. Bu, işçilerin ve yakınlarında yaşayanların sağlık sorunlarının artmasına neden olmaktadır.

  • Trafik kaynaklı hava kirliliği

Aslında yaşamımızı kolaylaştırmak adına kullanılan toplu taşıma araçları ve özel araçların neden olduğu hava kirliliği tartışılmaz. Araçların havayı kirletme nedenleri egzoz borusundan salınan gazlar, benzin deposu, karbüratör, fren balataları ve lastiklerdir. TÜİK istatistiklere göre motorlu kara taşıtları sayısı Ankara’da 1.777.756, İstanbul’da 3.845.349, İzmir’de ise 1.276.347 olduğu bildirilmiştir. Rakamlara bakıldığında ve her gün işe ya da okula özel aracını kullanarak giden bireyleri göz önünde bulundurduğumuzda hava kirliliği kaçınılmaz gözüküyor. Arabalarından çıkan karbonmonoksit, hidrokarbonlar ve azot oksit gazlarının solunması ölüme neden olabilecek etkiler taşımaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü, 2012 yılında dünyada 12.6 milyon kişinin çevresel faktörlere bağlı olarak yaşamını yitirdiğini açıklamıştı. Bu orana bakıldığında ve hava kirliliğinin sürekli artış gösterdiği düşünüldüğünde bundan 10-20 sene sonrasının ölüm rakamlarını düşünmek dahi oldukça ürperici. Hava kirliliğine neden olan tüm bu sebeplerin içeriği karbonmonoksit, kükürtdioksit ve azotoksitlerdir. Bu gazlar insanlar tarafından solunduğunda; zehirlenmelere, akciğer tahribatına ve kalp-damar hastalıklarına neden olmaktadır. Hava kirliliğinin önlenmesi sağlık sorunlarını azaltarak yaşam süresini artırmaktadır.

REKLAM