Kalp krizi (Miyokard Infarktüsü); kalbi besleyen koroner arter damarlarında çeşitli nedenlere bağlı olarak kan akımının azalması veya tamamen kesilmesiyle birlikte ortaya çıkan bir durumdur. Kalp krizi sıklıkla karşılaştığımız bir durumdur. Kişiler genellikle şiddetli göğüs ağrısı, bulantı, kusma, terleme, nefes darlığı ve bayılma şikayetleriyle hastaneye başvururlar. Ancak kalp krizi % 80 oranında belirti verirken, % 20 oranında belirti vermemektedir ve genellikle bu tür sessiz kalp krizleri ölümle sonuçlanmaktadır.

Türk Kardiyoloji Derneği 2016 senesinde Türkiye’de her yıl 300.000 kişinin kalp krizi geçirdiğini ve 125.000 kişinin ölümüne neden olduğunu açıkladı. Ayrıca yapılan başka bir araştırmada ülkemizde tüm ölümler arasında kalp hastalıkları % 40 oranla ilk sırada yer alıyor. Kadınlarda menapoz döneminden sonra kalp krizi görülme sıklığı erkeklerden daha fazla olduğu söyleniyor. British Columbia Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmaya göre kalp krizi kadınlarda % 19 iken erkeklerde %13.7 oranında görüldüğü belirtiliyor.
Kalp Krizine Neden Olan Faktörler
Kalp krizinin oluşmasında genetik faktörlerin etkili olduğu kadar beslenme alışkanlıkları ve yaşam şeklininde rolü var.
Stres : Çevre ve yaşam koşulları bizler için stres kaynağı olabiliyor. Gün içerisinde trafik, iş, okul veya insan ilişkilerinde yaşanan küçük sayılabilecek stresler dahi uzun vadede bir takım rahatsızlıklara neden olabiliyor. Kronik stres durumunda kalp krizi riski artıyor ve ölümle dahi sonuçlanabiliyor.
Sigara kullanımı : İngiltere Tıp Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmaya göre günde bir adet sigara içen kişilerde, hiç sigara içmeyen kişilere oranla kalp krizi geçirme risklerinin % 50 daha fazla olduğu belirtiliyor. Kadınlarda bu oran erkeklere oranla 3 kat daha fazla. Sigara damar tıkanıklığına neden olmakla birlikte gırtlak ve akciğer kanseri oluşma riskini de arttırıyor. Eğer sigara alışkanlığınız varsa biran evvel vazgeçmeniz gerekiyor.
Beslenme şekli : Aşırı yağlı ve işlenmiş gıdaların fazla tüketimi zamanla damarlarda yağ birikimine ve daralmaya eden oluyor. Böylelikle kalp krizi riski de artmış oluyor. Bu tür gıdaların fazla tüketilmesiyle birlikte LDL kolesterol yani kötü kolesterol yükseliyor. LDL kolesterolün yğkselmemesi içn beslenme şeklinin değiştirilmesi gerekiyor. İşlenmiş gıdalar, kızartmalar, mayonez/ketçaplar, kırmızı et ve sakatat tüketiminin artması kötü kolesterol seviyesini arttırıyor.
Hipertansiyon : Yüksek tansiyon ülkemizde sık görülen bir rahatsızlık. Yüksek tansiyonun damar elastikiyetini bozmasından dolayı kan akımında ve basıncında olan değişiklikler kap krizi riskini yaklaşık % 45 oranında arttırıyor. Yüksek tansiyon olan kişilerde kalp krizi sonrasında felç riskinin de daha fazla olduğu belirtiliyor.
Diyabet : Şeker hastalığı günümüzde artık her 4 kişiden 1’inde görülen bir rahatsızlık. Şeker hastalarının ölüm nedenlerinin başında gelen kalp krizi oldukça sık görülüyor. Kanda artan şeker miktarının damar yapısı ve işleyişini bozmasıyla birlikte kan pıhtılaşmasının görülmesi kalp krizi riskini doğuruyor.
Obezite : Son yıllarda tüm dünyada obeziteden korunmak adına birçok çalışma düzenleniyor. Obezite çağımızın ciddi hastalıklarından biri haline gelmiş durumda. Hazır ve işlenmiş gıdaları fazla tüketen obezite hastalarının damarlarında yağlanma sonucunu damar tıkanıkları sıklıkla görülebiliyor. Obeziteye yüksek tansiyon, diyabet ve kolesterol yükseliği de eşlik ediyorsa kalp krizi riski de artıyor.
Kalp Krizi Belirtileri

Kalp krizi geçiren kişiler; göğüste şiddetli ağrı, yanma ve baskı hissi, nefes almada zorluk, sol/sağ koldan serçe parmağa kadar devam eden ağrı tanımlamaktadırlar. Ağrı boyun ve sırt bölgesine yayılabilmektedir. Tüm bu belirtilere soğuk terleme, mide bulantısı ve kusmada eşlik edebilmektedir.
Kalp Krizi Geçirdiğinizi Hissediyorsanız;
- Eğer ayaktaysanız hemen oturur pozisyona geçmelisiniz, araba kullanıyorsanız uygun bir şekilde durmalı ve yakınlarınıza/112’ye haber vermelisiniz.
- Yanınızda aspirin veya dil altı hapı varsa 1 tane içebilirsiniz. Kalp krizi sırasında aspirin kullanımının ölüm veya felç riskini azalttığı söyleniyor.
- Yakınınızda bulunan cam veya kapıyı açarak derin nefes alıp damarlarınızın oksijenlenmesini sağlayın.
- Kalp krizi geçiren kişilere öksürmesi söylenmektedir. Öksürmek kalp atımını düzene sokar ve nabzının düzenli olmasına yardımcı olabilir.
Kalp Krizi Geçiren Kişiye Yapılması Gereken Müdahale
- Sağlık personel değilseniz hastaya müdahale etmeniz doğru olmayacaktır.
- Öncelikli olarak yapmanız gereken hemen 112’yi arayıp adresinizi belirgin ve kola bulunabilir şekilde tarif etmektir.
- Hastayı sırt üstü yatırın ve ayaklarını kaldırın.
- Kravat ve gömlek hastanın boğazını sıkıyorsa gevşetin.
- Hastaya sakin kalması için yardım çağırdığınızı söyleyin ve sakin olmasını sağlayın.