Son zamanlarda ismini çok sık duyduğumuz kolajen aslında vücutta bulunan bir protein türüdür. Bu protein doku bütünlüğü korumak için oldukça önemlidir. Doku yenilenmesi, cilt ve özellikle kemik sağlığını korur. Temel görevi dokuların esnekliğini ve canlılığını sağlamaktır. Kolajen üretiminin azaldığı durumlarda cilt kırışıklıkları, eklem hastalıkları, saç dökülmesi gibi çeşitli şikayetler görülmektedir. Yani vücudun genç kalması için kolajen olmazsa olmaz bir faktör.

Vücudumuzda çok sayıda kolejen çeşidi bulunur. Kendisinden en çok bahsettiren çeşitleri 1, 2, 3, 4 ve 5. tip kolajenlerdir.

Tip 1 kolajen: Kemikler için en önemlilerinden birisi olan kolajen tipidir. Kemik, tendon ve derinin elastikiyetini sağlar.

Tip 2 kolajen: Eklem sağlığını korumak için bağ dokuyu güçlendirirler.

Tip 3 kolajen: Akciğer, karaciğer ve deri yenilenmesini, kan dokularının oluşumunu sağlar.

Tip 4 kolajen: Tüm organ ve dokulardaki temel zarı korurlar.

Tip 5 kolajen: Özellikle plasentanın beslenmesi için oldukça önemlidir.

Kolajenin Faydaları

1. Akciğer ve karaciğeri korur; kan akışını düzenleyerek damar elastikiyetini korur. Damar çeperlerinde biriken lipidlerin uzaklaştırılmasını kolaylaştırır.  Organlarda kanlanmayı sağlayarak sağlığını korur.

2. Cildi canlı tutar; 20’li yaşlara kadar vücuttaki üretimi yeterlidir. Ancak ileri yaşlarda üretimi azaldığından dolayı cilt kırışıklıkları artar. Kadınlarda menopoz dönemiyle birlikte değişiklik gösteren hormon değerleri kırışıklıkların hızlanmasına yol açar. Bunun yanında stres, yanlış beslenme ve sigara kullanımı da cildin erken yaşlanmasına neden olmaktadır. Takviye ile dışarıdan alınması kırışıklıkların oluşumunu geciktirir, cildin daha parlak ve canlı gözükmesini sağlar. Yara izlerininde daha çabuk iyileşmesine yardımcı olur.

3. Saç ve göz sağlığını korur; Saç derisinde oluşan zayıflığı onarır. Saç dökülmesi, derisinde oluşan kepeklenme ve döküntü problemlerinin önüne geçerek hem saçı hemde saçı deriyi güçlendirir. Göz sağlığında ise korneanın dayanıklılığını artırır ve birçok göz rahatsızlığının önüne geçebilir.

4. Kemikleri güçlendirir; eklem ve kemik hastalıklarında kemik suyunun faydalarını sık sık duyuyoruz. Kemik suyunda bulunan kolajenler eklem ve kemik dokularını güçlendirmektedir. Kolajenler vücuttaki kemik yoğunluğunu artırırlar böylece kemikler sağlıklarını korurlar. Özellikle yaş ilerlediğinde oluşan kemik erimesinin önüne geçebilir.

5. Sindirim sistemini korur; özellikle bağırsak rahatsızlıkları yaşayan bireylerde dışarıdan alınan kolajen takviyesi şikayetleri azaltmaktadır. Bağırsak dokusunu yenileyen kolajen sayesinde sindirim sistemi hastalıklarının önüne geçebilmektedir.

Kolajenin faydalarından yararlanabilmek için vücutta yeteri kadar bulunması gerekir. Vücutta azaldığı durumlar dışarıdan takviye alınabilir. Kolajen üretimini azaltan birçok faktör vardır. Önemli nedenlerden birkaçı uzmanlar tarafından sigara kullanımı, stresli yaşam, yanlış beslenme alışkanlığı, uyku düzensizliği, menopoz ve şekerli ürünlerin fazla tüketimi gösterilmektedir.

Besinlerle Kolajen Takviyesi

  • Et ve et ürünleri, uzmanlar haftada 2 veya 3 kez tüketilmesi gerektiği sık sık hatırlatmaktalar.
  • Kemik suyu içeriğinde bulunan kolajen miktarı ise hafife alınmayacak kadar fazladır. Son zamanlarda cilt sağlığını korumak için tüketilmesi gerektiğinden sıklıkla bahsedilir.
  • Balık tüketimi de kolajen takviyesi için oldukça önemlidir. Haftada 3 gün tüketilmesi önerilmektedir.
  • Zeytin yağını bol bol kullanabilirsiniz. Yemeklerde ve özellikle salatalarda zeytinyağı tercih etmelisiniz.
  • Sebze tüketimini arttırmalısınız. Sebzelerde yüksek oranda kolajen bulunmaktadır. Özellikle yeşil ve kırmızı besinleri sofranızdan hiç ayırmayın. Özellikle ıspanak, domates ve pancar.
  • Sabah kahvaltınızdan yumurtayı eksik etmeyin.

Vücudun temel yapılarından biri olan kolajenden yararlanmak için sigaradan uzak durulması, sağlıklı beslenme alışkanlığı edinilmesi, düzenli uyku ve stressiz bir yaşam şekli için çaba harcanması gerekmektedir. İlaçla takviye almak için bir uzmana başvurulması önerilir.