Çevre ve yaşam koşullarının değişikliğe uğraması canlıların sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Beslenme alışkanlığı, kronik hastalıklar ve genetik yatkınlık birçok hastalığa davetiye çıkarmaktadır. Son yıllarda ciddi şekilde artış göstermiş olan kanserde kişilerin sağlığını tehdit etmektedir. Geçtiğimiz yıl yapılan bir araştırmada ülkemizde bir gün içerisinde yaklaşık 450 kişiye kanser tanısı konduğu bildirilmiştir. Erkeklerde en sık görülen akciğer ve prostat kanseri olarak gösterilmiş, kadınlarda ise ilk sırada meme kanseri yer almıştır. Her 4 kadından birinde görülen meme kanseri özellikle erken teşhis konulduğunda tedavi edilebilir bir kanser türü haline gelmiştir.

Meme kanseri tanısı konulmasının ardından ameliyat, kemoterapi ve radyoterapi gibi tedavi seçenekleri gündeme gelmektedir. Doktorun uygun gördüğü tedavi ile ilk adım atılmaktadır. Her tedavi şeklinin hastalar üzerindeki etkileri farklı olabilmekle birlikte sık görülen şikayetler arasında mastektomi yani memenin alınması sonrasında oluşan lenfödem olarak bilinmektedir.

Bilindiği gibi lenfatik sistem, vücut savunmasında görev almaktadır ve bağışıklık sistemiyle iş birliği yaparak vücudu korumakla ilgili işlevleri yürütmektedir. Hücreler beslenmek için kullandıkların maddelerin atıklarını lenf sitemine bırakırlar ve bu atıklar lenf nodlarında süzülerek temizlenirler. Lenf sisteminde oluşabilecek aksaklık sonucunda hücreler arasında biriken sıvı lenfödem oluşmasına neden olmaktadır. Mastektomi sonrasında hastaların %25’inde lenfödem görülmektedir. Bazı hastalarda cerrahiden hemen sonra görülebilmekle birlikte birkaç ay sonrasında da görülmektedir. Yapılan bir çalışma sonucunda 218 hastada ameliyat sonrası lenfödem gelişme oranı %14.7 iken, 9-12. aydaki lenfödem gelişme oranı %24.7 olarak belirlenmiştir. Ameliyat sonrası lenfödem yavaş seyirle gelişmektedir. Hafif kızarıklık ve şişkinlik şikayetleri kısa sürede iyileşmektedir. Ancak aylar veya yıllar içerisinde gelişen lenfödemin iyileşme hızı daha yavaştır.

Lenfödem sadece ameliyat sonrasında oluşmamaktadır. Radyoterapi, enfeksiyon veya geçirilen bir travma sonucunda lenfödem gelişme riski vardır. Nedenlerin en başında ise lenf nodlarının çıkarılması ve radyasyon tedavi gösterilmektedir.

Lenfödem Belirtileri Nelerdir ?

•  Etkilenen tarafta ağrı, şişkinlik ve karıncalanma

•  Hareket kısıtlılığı ve rahatsızlık

•  Cilt yüzeyinde gerginlik ve hassasiyet

•  Kıyafetlerin dar gelmesi

•  Yüzük, bilezik ve saat gibi takıların sıkması

Lenfödem tedavisi farklı yöntemlerle yapılabilmektedir. Manuel lenf drenajı ve kompresyon (bandaj ve çorap) tedavileri en sık başvurulan yöntemlerdir. Manuel lenf drenajı; alanında uzman kişiler tarafından yapılan bir masaj yöntemidir. Ödem oluşmuş bölgeye uygulanan basınç ile birlikte biriken sıvının vücut lenfatik sistemine gönderilerek atılması amaçlanmaktadır. Kompresyon tedavisinde ise özel olarak tasarlanmış bandajlar ile manuel lenf  drenajından sonra bölgede basınç dengesinde sağlamak amacıyla kullanılmaktadır. Yapılan tedavilerin yanında bölgenin nem dengesinin sağlanması için pH değeri 5.5 olan losyonlar ile cilt kuruluğu önlenmelidir.

Lenfödem Risk Faktörleri Nelerdir ?

•  Ağır yük kaldırma; kolun sürekli kullanılması ve yük kaldırılması lenfödem oluşumuna neden olmaktadır.

•  Fazla fiziksel aktivite ve kolun yorulması; ameliyat sonrasında hafif egzersizler önerilmektedir. Vücudu ve etkilenen bölgeyi yormayacak şekilde doktor tarafından önerilen egzersizlerin yapılması ödem gelişmesini önlemeye büyük oranda yardımcı olmaktadır.

•  Bölgenin aşırı ısıya maruz kalması; özellikle yaz aylarında güneşten korunmak oldukça önem taşımaktadır. Bunun dışında ev ortamında oluşabilecek su yanıkları da cildin zarar görmesine neden olmaktadır.

•  Etkilenen bölgeden tansiyon ölçülmesi veya kan alınması

•  Dar, sıkan ve terleten kıyafetler

•  Bölgede enfeksiyon oluşumuna neden olabilecek kesikler, yanıklar ve böcek ısırıkları

•  Uzun süreli yolculuklar

•  Yağ oranı yüksek yiyeceklerle beslenme ve aşırı kilo; beden kitle indeksi -BKİ- 25 ve üzerinde olan bireylerde lenfödem tedavisi zorlaşmaktadır. Bu nedenle BKİ’nin 25’in altında tutulması için beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi gerekmektedir.

Lenfödem Oluşumundan Korunma Yolları

1. Etkilenen bölgenin temizliğine çok dikkat edilmeli.

2. Cilt her zaman temiz tutulmalı.

3. Parfüm içeren vücut temizleme jellerinden ve nemlendiricilerden uzak durulmalı.

4. Sıcak ve güneşli günler parfümsüz, kimyasal içeriği düşük olan güneş koruyucu kremler kullanılmalı.

5. Etkilenen bölge travmalardan, enfeksiyondan, böcek ısırıklarından ve darbelerden korunmalıdır.

6. Kesik ve yanıklardan korunmalı, kesik veya sıyrık oluşan bölge kızarıklık, ısı artışı yönünden izlenmelidir.

7. Etkilenen koldan tansiyon ölçülmemeli ve kan alınmamalıdır. Ayrıca tırnak kesiminde kullanılacak olan malzemelerin hijyenine dikkat edilmelidir. Manikür yapılmamalı ve yaralanmalardan kaçınmak için jilet kullanılmamalıdır.

8. Kolu zorlayıcı hareketlerden kaçınılmalıdır. Ağır yük kaldırma, itme ve çekme gibi hareketler kolu yormakta ve ödem oluşumuna neden olmaktadır.

9. Doktor tarafından önerilen egzersizlerin dışında aktivite yapılmamalıdır.

10. İç çamaşır ve kıyafetler vücudu sıkmayan, terletmeyen yapıda olmalıdır.

11. Uzun yolculuklardan kaçınılmalı, uçak yolculuğunda ise basınç nedeniyle oluşabilecek ödemin önüne geçmek için kompresyon bandajı kullanılmalıdır.

12. Aşırı kilodan kaçınmak ve dengeli beslenmek için diyetisyenden yardım alınabilir. BKİ’nin 25’in altında tutulmasına özen gösterilmelidir.

13. Kompresyon bandajlarının temizliğine dikkat edilmelidir. Düzenli olarak önerilen süre boyunca kullanılmalıdır.

14. Ayda bir defa etkilenen kol genişliği ölçülmeli ve not edilmelidir. İzlenen değişiklikler doktor ile paylaşılmalıdır.

15. Banyo sonrasında cilt iyice kurulanmalı ve parfümsüz nemlendirici ile nemlendirilmelidir.

16. Kişisel temizlik için elektrikli traş makinesi tercih edilmelidir.

17. Kesici, delici aletlerle uğraşmaktan kaçınılmalı veya eldiven kullanılmalıdır.

18. Omuza baskı yapacak ve kolu yoracak ağır çantalar kullanılmamalıdır.

19. Etkilenen kol üzerine yatmamaya özen gösterilmeli.

20. İç çamaşır seçiminde pamuklu ve kalın askılı tercih edilmelidir.